Kebapçı Halil Usta’nın hikâyesi, 1944 yılında Gaziantep’te başladı. Henüz çocuk yaşlardayken ete ve kasaplık mesleğine büyük bir ilgi duydu. Yaklaşık 8 yaşındayken ailesinden habersiz şekilde, okula gidiyorum diyerek bir kasap dükkânında çalışmaya başladı. Bir süre sonra ailesi üzerindeki et kokusunu fark edince gerçek ortaya çıktı. Böylece Halil Usta’nın kasaplıkla başlayan meslek hayatı da resmen başlamış oldu.
Gençlik yıllarında çalışmak için İstanbul’a giden Halil Usta, daha sonra yeniden memleketi Gaziantep’e döndü. 1972 yılında Karşıyaka’da kendi kasap dükkânını açtı. O dönem bugünkü Zeugma Mozaik Müzesi’nin bulunduğu bölgenin çevresinde çok sayıda fabrika ve iş yeri bulunuyordu. Fabrikalardan çıkan işçiler, belediye çalışanları ve çevredeki memurlar zaman zaman Halil Usta’dan kendilerine kebap yapmasını istemeye başladı.
Halil Usta da dükkânında küçük bir ocak kurarak gelen müşterilere birkaç şiş kebap hazırlamaya başladı. Kısa sürede yaptığı kebabın lezzeti çevrede duyuldu. Her geçen gün daha fazla insan Halil Usta’nın dükkânına gelmeye, kebap yemeye başladı. Zamanla bölgedeki fabrikalardan ve iş yerlerinden gelen çalışanların uğrak noktalarından biri hâline geldi.
Bu süreçte Halil Usta bir gün kuzunun sırt bölgesinden çıkan, oldukça az bulunan ve son derece yumuşak olan özel eti müşterilerine tattırdı. Eti yiyen müşteriler lezzetini çok beğenerek Halil Usta’ya, “Usta, bu ne eti?” diye sormaya başladı.
Halil Usta ise bu özel ete “küşleme” adını verdi.
Kısa süre içinde küşlemenin ünü yayıldı. Dükkâna gelen müşteriler artık özellikle bu eti istemeye başladı. Böylece bugün Gaziantep mutfağının en özel lezzetlerinden biri olarak bilinen küşleme kebabı, Kebapçı Halil Usta’nın o küçük kasap dükkânında başlayan hikâyesiyle tanınır hâle geldi.
Yıllar içinde kasaplık tecrübesi, et bilgisi ve kebap ustalığıyla özdeşleşen Kebapçı Halil Usta, küşleme kebabını Gaziantep gastronomisinin simge lezzetlerinden biri hâline getiren isimlerden biri oldu.
Küşleme, kuzunun sırt bölgesinden elde edilen, son derece özel ve sınırlı miktarda çıkan bir et türüdür. Genellikle 1 yaşındaki erkek kuzulardan elde edilir ve her kuzudan yalnızca yaklaşık 200–250 gram küşlemelik et bulunur. Bu nedenle oldukça özel bir ettir.
Kuzunun bu bölgesi çok az hareket ettiği için et oldukça yumuşak, narin ve sulu bir yapıya sahiptir. Küşleme kebap hazırlanırken etin doğal lezzetini korumak amacıyla yalnızca sıvı yağ ve tuz kullanılır. Amaç burada etin has lezzetini verebilmektir.
Gaziantep mutfağının en özel lezzetlerinden biri haline gelen küşleme kebabının mucidi ise Kebapçı Halil Usta’dır.
Kebapçı Halil Usta’nın sofralarının vazgeçilmezlerinden biri olan özel salata; domates, marul ve soğanın bir araya gelmesiyle hazırlanır. Salatayı diğerlerinden ayıran asıl özellik ise üzerine eklenen çekilmiş domates suyu ve Halil Usta’ya özgü 20 çeşit baharattan oluşan özel karışımdır.
Taze sebzeler ince şekilde hazırlanır, ardından çekilmiş domates suyu eklenir. Son dokunuşta özel baharat karışımı eklenerek salataya kendine özgü lezzeti kazandırılır.
Ortaya; kebabın yanında hem ferahlatıcı hem de yoğun aromalı, sulu ve baharat dengeli bir salata çıkar. Bu özel tarif, yıllardır Kebapçı Halil Usta sofralarının en karakteristik eşlikçilerinden biri olmuştur.
10:30-18:30
Pazar Kapalı
Tel; +90 (501) 319 1972
Kırmızı logo ile işaretlenen ürünler, Gaziantep yöresine özgü ve coğrafi işaret tesciline sahip lezzetlerdir.
[metform form_id=”3359″]